Havayolu ve seyahat teknolojileri sağlayıcısı olarak işimizin en kritik aşamalarından biri, sistem geçişleridir. Hitit olarak bu süreçleri “jet hızıyla” tamamlamakta iddialıyız ama bizi farklı kılan yalnızca hızımız değil, aynı zamanda sahip olduğumuz köklü deneyimimiz. Farklı ölçeklerde, iş modellerinde ve operasyonel yapılarda faaliyet gösteren çok sayıda havayoluna hizmet vermemiz, birbirinden oldukça farklı koşullarda sistem geçişlerini yönetme konusunda kapsamlı bir uzmanlık kazanmamızı sağladı.
Bu deneyim ve birikimle şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bir yanda havayollarında teknoloji sistemlerinin yenilendiği projeler varken, diğer yandan, sıfırdan havayolu kurma projeleri vardır. Bir de her iki sürecin zorluklarını aynı anda barındıran dönüşüm projeleri....
AJet, hiç şüphesiz bu üçüncü kategoriye giriyor.
T2RL Engage 2026 kapsamında, AJet Ticari Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kaya ile bir araya gelerek bu dönüşüm yolculuğunu değerlendirme fırsatı buldum. “AJet – En Büyük Startup Havayolu Vaka Analizi: Operasyonlarına Devam Eden Bir Havayolunun 360 Derece Dönüşümü” başlıklı oturumumuzda, bu projeyi benzersiz kılan unsurları değerlendirdik.
Oturumun başlığında da vurguladığımız gibi, projenin en ayırt edici özelliği AJet’in yeni bir havayolu olarak yapılanırken sürece sıfırdan başlamamasıydı.
AJet’in öncülü AnadoluJet, 2008-2023 yılları arasında filosunu yaklaşık 90 uçağa, uçuş ağını yaklaşık 90 noktaya ve yıllık yolcu sayısını yaklaşık 20 milyona ulaştırmıştı. AJet, 2024 yılında bağımsız bir havayolu olarak faaliyet göstermeye başladığında mevcut bir ölçeğe, uçuş ağına ve müşteri kitlesine sahipti. Öte yandan kendi Hava İşletme Ruhsatını (AOC) alarak ve markasını oluşturuyor, aynı zamanda düşük maliyetli havayolu modelini temel alan bir iş yapısı kuruyordu.
İki Farklı Süreç, Tek Bir Dönüşüm
Hitit olarak karmaşık havayolu sistem geçişlerine yabancı değiliz ancak AJet projesi, alışılmışın dışında bir zorluk barındırıyordu.
Yeni kurulan bir havayolu, belirsizlikler ve sürekli değişen koşullarla karşı karşıyadır; buna karşılık süreçlerini daha temiz bir başlangıç noktasından şekillendirme olanağına sahiptir. Faaliyette olan bir havayolu ise mevcut yolcuların, operasyonların ve ticari süreçlerin getirdiği karmaşıklığı yönetmek zorundadır. Buna karşılık, işleyişinin temel unsurları büyük ölçüde önceden belirlenmiştir.
AJet projesinde ise her iki durumla da aynı anda ilgilenmemiz gerekiyordu.
Bir yandan AJet’in AOC’sini, uçuş ağını, ücret yapısını ve dağıtım altyapısını oluşturmasına destek olurken diğer yandan geniş ölçekli ve kesintisiz devam etmesi gereken mevcut operasyonlarını sürdürmesini sağlıyorduk. Dolayısıyla bu proje, yalnızca teknoloji sistemlerin yenilenmesinden ibaret değildi. Kapsamlı bir dijital dönüşüm, en az onun kadar iddialı bir iş dönüşümüyle eş zamanlı ilerliyordu.
Tüm bu süreç boyunca değişmeyen tek bir önceliğimiz vardı: AJet uçuşları kesintisiz devam etmeliydi.
İlk Gün, Yolculuğun Yalnızca Başlangıcıydı
İlk önceliğimiz açıktı: Havayolunun operasyonları için kritik öneme sahip tüm sistemlerin sorunsuz çalışmasını sağlamak. Yolcuların geçiş sürecini kesintisiz deneyimlemesi, havayolu ekiplerinin çalışmalarını sürdürebilmesi, rezervasyon ve satış işlemlerinin devam etmesi ve uçakların planlandığı şekilde kalkış yapması gerekiyordu.
Ancak sistem geçişi ilk günle sınırlı değildi.
AJet yeni slotlar elde ettikçe, yeni hatlar açtıkça ve operasyonlarını genişlettikçe, ek trafik akışlarını da kademeli olarak Hitit çözümlerine aktarmayı sürdürdük. Sistem geçişi, havayolunun kendi gelişimiyle paralel ilerledi ve tüm operasyonları kapsayacak şekilde tamamlandı.
Bu aşamanın ardından odağımızı operasyonel süreklilikten yeni fırsatlara çevirdik. Artık önceliğimiz, kurulan teknoloji altyapısıyla AJet’in modern, dijital odaklı ve müşteri merkezli bir düşük maliyetli havayolu olma hedefini desteklemekti.
Operasyonel Süreklilikten Stratejik Büyümeye
Altıncı aya gelindiğinde odağımız, sistem geçişinin yönetiminden teknolojik yetkinliklerimizin sunduğu fırsatların daha etkin değerlendirilmesine yönelmişti. Önceliğimiz artık yalnızca AJet’in mevcut operasyonlarını desteklemek değildi. Aynı zamanda, birçok açıdan hibrit havayolu özelliklerini de bünyesinde barındıran modern ve müşteri merkezli bir düşük maliyetli havayoluna dönüşümünü mümkün kılmayı hedefliyorduk.
İlk yılın sonunda, kuruluş aşamasının getirdiği zorlukları geride bırakarak gelecekteki büyüme için daha güçlü bir temel oluşturmuştuk. AJet ile iş birliğimiz, dijital ve ticari stratejiler alanında daha yakın bir koordinasyonla ilerlemeye başladı. Ortak çalışma grupları ve ek değer yaratmaya yönelik girişimlerle bu iş birliğini daha da ileri taşıdık.
Bu ilerlemeyi özellikle anlamlı kılan, ekiplerimiz arasındaki yakın iş birliği ve AJet’in uzun vadeli hedeflerine yönelik ortak kararlılığımızdı. Artık yalnızca karmaşık bir geçiş sürecini birlikte yönetmiyor, aynı zamanda havayolunun gelişimindeki bir sonraki aşamayı da birlikte şekillendiriyorduk.
Dönüşüm için Teknoloji Tek Başına Yeterli Değil
Bu projeden çıkardığımız en önemli derslerden biri, böylesine kapsamlı bir dönüşümün yalnızca teknolojiyle gerçekleştirilemeyeceği oldu..
Bu yolculuk boyunca AJet, Hitit ve projede görev alan ekiplerin yakın iş birliğini sürdürmesi gerekiyordu. Üst düzey yöneticilerin düzenli olarak bir araya geldiği yönlendirme komitelerinde projenin ilerleyişi, alınması gereken kararlar, riskler ve henüz çözüme kavuşturulmamış konular ele alındı. Proje ekipleri ise toplantılar arasındaki çalışmaları kesintisiz biçimde sürdürdü.
Bu deneyim, büyük ölçekli dönüşüm projelerinde tekrar tekrar gördüğümüz bir gerçeği pekiştirdi: Doğru teknoloji büyük önem taşır; ancak etkili iletişim ve düzenli takip de en az teknoloji kadar belirleyicidir.
Bundan Sonra Sırada Ne Var?
Önümüze baktığımızda odağımız, geliştirilen yetkinlikleri birbiriyle entegre ederek daha bütüncül bir partner ekosistemi oluşturmak. Dinamik fiyatlandırma, ödeme sistemleri, sadakat programları, müşteri verileri, dijital kanallar, kişiselleştirme ve yapay zeka destekli müşteri deneyimi, bu yeni dönemin temel bileşenleri arasında yer alıyor.Asıl fırsat, bu yetkinlikleri birbirinden bağımsız biçimde geliştirmek yerine, birbiriyle entegre etmekten geçiyor.
AJet’in dönüşüm yolculuğu, büyük ölçekli dönüşüm projelerinde net bir planlamanın, risklerin ve sorumlulukların doğru tanımlanmasının ve ekiplerin ortak bir hedef doğrultusunda uyum içinde çalışmasının başarı açısından ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koydu
Nihayetinde bir teknoloji dönüşümünün başarısını belirleyen, sistem geçişinin kendisinden çok, geçişin ardından havayolunun kazandığı yeni yetkinliklerdir. Bugün AJet ile birlikte , oluşturduğumuz bu güçlü temel üzerine yeni yetkinlikler geliştirmeye ve dönüşüm yolculuğunun bir sonraki aşamasını şekillendirmeye devam ediyoruz.