30 yılı aşkın süredir havacılık sektöründe, THY gibi hem Türkiye hem de dünya havacılığı için birçok önemli dönüşüme öncülük etmiş, sektörün gelişimine yön veren bir şirkette farklı alanlarda çok değerli deneyimler edinme fırsatı buldum. Son yıllarda Uluslararası İlişkiler ve İttifaklar Başkanı olarak, THY’nin farklı havayolları ve sektör paydaşlarıyla kurduğu ilişkileri yönetirken benim için en görünür hale gelen konulardan biri şuydu: Havacılığın büyümeye devam etmesi ve yolcuların öncelikli ulaşım tercihi olmayı sürdürebilmesi için sektör içindeki güç birliklerini daha da geliştirmemiz gerekiyor.
Havayollarının codeshare, interline, SPA anlaşmaları, ittifak üyelikleri, ortak uçuş ağları, sadakat programı iş birlikleri ve stratejik ticari anlaşmalar gibi farklı yollarla kurduğu bu güç birlikleri; kıtalar arası mesafeleri yok ederek bir havayolu şirketinin yolcularına kapsamlı bir seyahat deneyimi sunabilmesini sağlıyor. Aynı şekilde havayollarının; havalimanları, yer hizmetleri şirketleri, acenteler, GDS’ler, ödeme sistemleri sağlayıcıları, teknoloji şirketleri, otel, araç kiralama, sigorta, transfer ve diğer seyahat hizmetleri sunan tüm üçüncü taraf şirketlerle kurduğu iş ortaklıkları da sektörü geleceğe taşıyan ve gerçek gelişimi mümkün kılan ekosistemin önemli unsurları arasında yer alıyor.
Son 10 yılda ise şüphesiz ki bu iş ortaklıklarının en kritik ayaklarından biri, havayolu şirketlerinin teknolojik altyapısının kurulması ve güçlendirilmesi oldu. Yolcu hizmetlerinden operasyonel süreçlere, muhasebeden kargoya, havacılık perakendeciliğinden acente bağlantılarına kadar bir havayolunun dijital dönüşümünü doğru ve sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştirmesi artık rekabet avantajının ötesinde, sektörün yeni gerçekliği haline geldi. Öyle ki; gerek ittifaklar içerisinde gerekse de IATA ve benzeri havayolu birliklerinin düzenlediği tüm konferanslarda havacılık endüstrisi için iki ana başlık “Dijital Dönüşüm” ile “Dijital Dünyada Müşteri Deneyiminin İyileştirilmesi” oldu.
Doğru Teknoloji Partneri: Stratejik Yol Arkadaşı
Bugün ise bu gerçeklik çok daha farklı bir boyuta taşınmış durumda. Yapay zekanın hızla geliştiği, karar alma süreçlerinden operasyonel verimliliğe, kişiselleştirilmiş yolcu deneyiminden gelir yönetimine kadar havacılığın hemen her alanını dönüştürdüğü yeni bir dönemin içindeyiz. Artık havacılığı yapay zekadan, veriden ve ileri teknolojilerden bağımsız düşünmek mümkün değil. Bu nedenle bir havayolunun yanında yer alan teknoloji partnerinin rolü de her zamankinden çok daha kritik. İyi bir teknoloji partneri bugün yalnızca sistem sağlayan bir yapı değil; havayolunun geleceğini okuyan, ihtiyaçlarını anlayan, dönüşüm yolculuğunda ona eşlik eden ve birlikte değer üreten stratejik bir yol arkadaşı olmak zorunda.
Uzun yıllar havacılığın havayolu tarafında edindiğim deneyimin ardından, 2026 yılı itibarıyla sektörün teknoloji tarafında yeni bir yolculuğa başladım. Hitit’te henüz altı ayı geride bırakmış olmama rağmen, çok kısa sürede kendimi havacılık teknolojilerinin merkezinde, sektörün geleceğine dokunan bir yapının içinde buldum. Şimdiden farklı coğrafyalarda birçok havayolunu ziyaret ederek, Hitit’in partnerleriyle güven, anlayış ve karşılıklı değer üretme üzerine kurduğu sıcak ve samimi ilişkiye birebir tanıklık ettim.
Havayollarına “müşteri” demeyen, onları “partner” olarak tanımlayan; bu ilişkiyi karşılıklı kazanım, güven ve birlikte büyüme süreci olarak gören bir şirkette çalışmanın mutluluğunu yaşıyorum. 2026’nın ikinci yarısında da partnerlerimizi dinleyerek, ihtiyaçlarını birebir anlamaya ve birlikte en doğru çözümleri üreterek deneyimlerini iyileştirmeye devam edeceğiz.
Havayolu tarafını çok iyi bilen biri olarak, kendini partnerlerine adayan bir teknoloji şirketiyle çalışmanın büyük bir değer olduğunu belirtmeliyim. Hitit’te, sektörel bilgi birikimi ve teknoloji uzmanlığıyla çalışan güçlü bir ekiple, sunduğumuz hizmetlerin ve geliştirdiğimiz çözümlerin gerçekten anlamlı olması için partnerlerimizle sürekli iletişim halinde olmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu yaklaşımla dirsek dirseğe çalışıyor, onların hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak yenilikçi, esnek ve sürdürülebilir yazılım çözümleri geliştirmek için büyük bir emek harcıyoruz.
Hitit ekibinin içerisinde Partner Deneyimini Geliştirme Danışmanı olarak; onları dinleyen, ihtiyaçlarını anlamaya çalışan, deneyimlerini daha da geliştirmek için Hitit içindeki tüm ekiplerle birlikte çözüm üreten bir rolde yer almaktan büyük heyecan duyuyorum. Geçtiğimiz günlerde Hitit 32. yılını kutladı; ben de 2026 itibarıyla havacılıktaki 32. yılımı tamamlıyorum. Bu güzel tesadüf, Hitit’teki yolculuğumu benim için çok daha anlamlı kılıyor. Nelson Mandela’nın dediği gibi; “Bir şey yapılana kadar her zaman imkansız görünür.” diyerek teknolojide büyük başarılara imza atan ve nice ‘ilk’leri hayata geçiren Hitit ekibinde olmak gurur verici.