Havayolu iş modelinin dönüşümü, bugün sektörümüzde en çok konuşulan konulardan biri haline gelmiştir. Hitit’te yaklaşık 17 yıldır sistem geçişi süreçlerini yöneten biri olarak, ekibimle start-up’lardan legacy havayollarına kadar uzanan geniş bir yelpazede yüzlerce sistem geçişi ve dönüşüm projesini başarıyla tamamladık.

Bu süreçte sürekli olarak gözlemlediğimiz önemli bir gerçek var. Dönüşüme yönelik güçlü bir istek mevcut olsa da operasyonların kesintisiz devam etmesi ve yeni kabiliyetlerin hem havayolu ekipleri hem de yolcular tarafından etkin şekilde benimsenmesi konusunda doğal olarak çeşitli çekinceler oluşuyor.

Bu yazıda, söz konusu dönüşüm yolculuğunun aşamalarını ele alırken, çoğu zaman karmaşık ve riskli olarak değerlendirilen Teklifler ve Siparişler dönüşümünün, doğru strateji ve doğru bir IT sağlayıcı iş ortağı ile nasıl yapılandırılmış ve yönetilebilir bir sürece dönüştürülebileceğini paylaşmak istiyorum.

Her şeyden önce bu yolculuğun en temel belirleyicisi havayolunun vizyonu ve stratejisidir. Kurumsal vizyon, hedef yolcu segmentleri ve mevcut verilerin sunduğu içgörüler; hangi Teklifler ve Siparişler projelerinin önceliklendirileceğini ve dönüşümün nasıl kurgulanacağını doğrudan şekillendiriyor. Bu önceliklendirme gelir artışı, yolcu sadakati veya etkileşimin artırılması gibi farklı hedefler doğrultusunda yapılabilir.

Sektördeki değişim hızı ve havayollarının bu sürece katılım düzeyi göz önüne alındığında; havayollarını çevreleyen tüm ekosistem değişmeye devam ettikçe, dönüşümün her havayolu için bir zorunluluk haline geleceğini söyleyebiliriz.
Havayollarının bu dönüşümün merkezinde de yer alan Teklif ve Sipariş prensiplerini destekleyecek şekilde, mevcut sistem mimarilerini kademeli olarak dönüştürmeleri gerekiyor. Peki ama nasıl? 

İhtiyacınızı Biliyoruz: Kademeli Geçişe Dayanan Gerçekçi Bir Dönüşüm

Net bir dönüşüm stratejisi ve ticari vizyon belirlendikten sonra, havayolları iş hedefleri ile operasyonel gerçekleri uyumlu hale getiren kademeli bir geçiş planı oluşturabilir.

Bu süreçte mevcut ve yeni kurguların paralel çalışması çoğu zaman kaçınılmaz ve hatta gerekli bir aşamadır. Örneğin, dinamik fiyatlandırma ve yolcu verilerine dayalı kişiselleştirilmiş teklifler gibi özellikler, başlangıçta yalnızca belirli kanalların sorguları veya kullanım senaryoları için devreye alınabilir. Bu nedenle geçiş sürecinin, mevcut legacy sistemlerle uyumlu ve kademeli devreye alımı destekleyecek şekilde tasarlanması kritik önem taşır.

Sistem mimarisi açısından bakıldığında, hedef yapı legacy sistemlere olan bağımlılığı zaman içinde azaltmayı amaçlamalıdır. Topyekün bir değişim yaklaşımı yerine, sistemler adım adım ayrıştırılarak, her bir bileşenin hazır ve test edilmiş olduğu noktada devreye alınması sağlanmalıdır. Bu yaklaşım, havayollarının tüm sistemlerin tamamlanmasını beklemeden uygulanabilir bileşenlerle dönüşüme başlamasına olanak tanır.

Kanal Entegrasyonları: Tek Seferde Değil, Adım Adım

Kanal entegrasyonlarının eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi zorunlu değil. Farklı satış kanalları, dönüşüm yolculuğunun farklı aşamalarında devreye alınabilir. Kanal bazlı bir yaygınlaştırma yaklaşımı bu noktada oldukça etkili bir yöntemdir. Yeni teklif yapısı öncelikle B2B kanallarında veya belirli kullanıcı gruplarında test edilerek geliştirilebilir, ardından daha geniş kitlelere yaygınlaştırılabilir. Bu yaklaşım, riski minimize ederken kurumun operasyonel olgunluğunu artırır ve tam kapsamlı Teklifler ve Siparişler modeline geçişi destekler.

Modern Havayolu Perakendeciliğinde Başarı: Doğru İş Ortağı, Doğru Çözüm

Gerçek değer yaratımı için havayollarının doğru iş birlikleri kurması büyük önem taşır. Teklifler ve Siparişler modeline erken geçiş, havayollarına ilk yolcu deneyimlerini stratejik iş ortaklıklarıyla şekillendirme fırsatı sunar.

Aynı zamanda, Standard Retailer Supplier Interline Agreement (SRSIA-Standart Perakendeci ve Tedarikçi Arası Anlaşması) gibi yeni standartların yanı sıra teslimat ve mutabakat süreçlerine ilişkin gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekmektedir. Bu sayede sistemlerin gelecekteki değişimlere uyumlu ve hazır olması sağlanabilir.

Bu dönüşüm sürecinde değişim yönetimi, havayolu genelinde eğitim süreçleri ile iş yapış şekilleri ve organizasyonel yapıdaki dönüşümler de detaylı şekilde ele alınmalı.

Son olarak, uygulama sürecine geçmeden önce dönüşüm vizyonunun net olarak tanımlanması ve aşamaların doğru kurgulanması kritik önem taşır. Bu ölçekli bir dönüşümde tüm paydaşların süreç boyunca uyum içinde ilerlemesi gerekmektedir. Strateji ile uygulama arasındaki herhangi bir kopukluk, dönüşüm hızını doğrudan etkileyecektir.

Hitit Oxygen: Çeviklik, Kontrol ve Yeni Gelir Akışlarıyla Havayolunuzu Dönüştürün

Tam da bu noktada, Hitit Oxygen ile devreye giriyoruz. Havayollarının Teklifler ve Siparişler dönüşümünü gerçekçi ve kademeli bir yaklaşımla gerçekleştirmesini sağlamak üzere geliştirilen Hitit Oxygen; sistemler, ekipler ve süreçler arasında güçlü bir uyum kurarak dönüşümü yönetilebilir hale getiriyor.

Modern havayolu perakendeciliğine geçiş sürecinde oluşabilecek tüm soru işaretlerini gidermek için buradayız. Her türlü sorunuz için iş geliştirme ekibimize [email protected] üzerinden dilediğiniz zaman ulaşabilirsiniz.